Bizi Arayın: 0378 228 57 00

Kırtepe mah. Cumhuriyet cad. No:23/2, Bartın Kroki

Diş Hekimi Korkusu ( Dentafobia )

Diş hekimi korkusu yaygın mıdır?

Hemen hemen tüm hastalarda, diş hekimi korkusu vardır. Bu korku sebebiyle hastaların yaklaşık yarısı diş tedavilerini ertelemektedir. Bu korkunun en yaygın nedeni, erken yaşta travmatik bir diş tedavisi deneyimdir. Uygun olmayan ve ağrı veren tedaviler ve anne- baba tarafından çocuğun korkutulması, küçük yaşlardan itibaren, sonrasında düzeltilmesi çok zor olan bir fobinin oluşmasına sebep olur. Bu korku yüzünden, aslında çok kolay yapılabilecek diş tedavileri ertelenir ve sonrasında hem zaman, hem maddi anlamda daha külfetli hem de daha uzun seanslar gerektirebilen ve rahatsız edici tedavilere dönüşebilir. Başlangıç aşamasında bir çürüğü, basit ve ucuz bir dolgu ile tedavi edebilecekken, ileri aşamalarda daha büyük dolgular, kanal tedavileri ve hatta çekime kadar gidebilen tedavilerle karşılaşılmaktadır.

Diş hekimi korkusunu engellenmenin en kolay yöntemi, bu korkunun oluşmasını engellemektir. Bunun için ebeveynlere çok büyük biş iş düşmektedir. Bu işlemin ilk ayağı, çocuğa diş fırçalama alışkanlığının kazandırılmasıdır. Anne ve baba, çocuğa örnek olmalı, yemeklerden sonra birlikte diş fırçalamalıdır. 5-6 yaşlarına kadar çocuklar el-göz koordinasyonunu tam sağlayamayabilir. Bu sebeple, çocuk dişlerini fırçaladıktan sonra anne kontrol etmeli, gerekirse kendisi de fırçalamalıdır. Çocuklar, kendileri için üretilmiş özel fırçalar ve macunlar kullanmalıdır. Bu yaşlarda çocuk, diş hekimine de alıştırılmalıdır. Bir işlem yapılmasada, diş hekimi ziyaret edilmeli, çocuğun, korkutucu bir işlem yapılmadığını görmesi sağlanmalıdır. Anne babaların en büyük hatası, çocuklarını, 'dişini çektiririm, iğne yaptırırım' şeklinde korkutmalarıdır.

Bu şekilde korkutulan çocuk, sonrasında kesinlikle normal bir davranış sergileyememekte, tedavileri yapılamamaktadır. Zorunlu durumlarda bu çocuklar ya zor kullanılarak ve elleri bağlanılarak, ya da genel anestezi ile uyutularak tedavi edilmektedir.

Diş hekimi korkusunu yenmek için en güzel yöntem, tedavileri geniş zaman dilimlerine bölmek, ağrı verici işlemleri erteleyerek kolay işlemlerden başlamak ve hastanın alışmasına zaman tanımaktır. Bu sayede korkan hastaların önemli bir kısmı tedavi edilebilir.

Diş hekimi korkusunun yenilemediği durumlarda uygulanacak farklı alternatifler de vardır:

1. İntravenöz ya da Oral Sedasyon: Genel anestezi uzmanı tarafından, hasta tam bayıltılmadan, yarı bilinçli bir seviyeye getirilebilir. Bu, damar yolundan ya da ağızdan ilaç vererek yapılabilir. Bu yöntemde, hasta komutlara cevap verebilir ve iletişime açıktır. Yarı baygınlık hali olarak da tanımlanabilir.

2. Azot Oksit Bilinçli Sedasyonu: Ülkemizde az kullanılmakla birlikte, özellikle Amerika'da oldukça yaygın bir kullanım alanı vardır. Bu yöntem oldukça kolay ve güvenli bir yöntemdir. Hastaya, solunum yolu ile azot protoksit gazı verilir. Bu, gülme gazı olarak da adlandırılan bir gazdır. Solunum başladıktan sonra hafif bir sarhoşluk hali olur. Bu yöntem ile tadavi başladıktan sonra, gerekli enjeksiyon vb işlemler yapılır, sonrasında gaz solunumu kesilse dahi, diğer işlemler kolaylıkla yapılabilmektedir. Soluma işlemi bitirildikten 5 dakika sonra hasta rahatlıkla koltuktan kalkabilmekte ve eve ya da işe gidebilmektedir. İşlem sonrasında refakatçıya gerek olmamaktadır.

3. Daha Az Ağrı Veren Cihazların Kullanılması: Son yıllarda, enjeksiyon (iğne) yapılmasını son derece kolaylaştıran bazı elektronik cihazlar üretilmiştir. Bu sayede hissedilmeden kolaylıkla enjeksiyon yapılmaktadır. Bununla birlikte kullanılan bazı topikal anestezi malzemeleri sayesinde krem şeklinde sürülerek uyuşma sağlanabilir.

 

İğne Korkusu (Anestezi Korkusu)

Gerek iğnenin görüntüsü, gerekse de duyulacak acının insanın bilinç altında büyütülmesi bu korkuyu oluşturur.
Kullandığımız iğnelerin uçları gelişen teknoloji ile birlikte çapları 1 mm'den küçük olacak şekilde tasarlanmıştır. Ayrıca anesteziden önce sürülen anestezik kremler iğnenin girişini hissettirmemektedir.

Ağrısız bir tedavinin ilk şartı lokal anestezidir. Bu nedenle iğneden korkan kişiler gerçekte çok az hissedecekleri veya hiç hissetmeyecekleri bir işlemden - yani anesteziden - kaçarak çok daha fazla hissedecekleri bir ağrıyı yaşayabilirler.
Hem hastanın hem de diş hekiminin psikolojik olarak kendilerini rahat hissedebilmeleri için anestezi yapılmalı ve ağrı stresi yaşanmamalıdır. Böylece tedavi daha kısa sürede tamamlanır ve yüksek başarılı elde edilir.
Tedavi sırasında ve sonrasında ortaya çıkan ağrı ya da diğer çeşitli problemler diş hekimi korkusunun kaynağını oluşturabileceği gibi hiçbir deneyim yaşanmadan yalnızca başkaları tarafından anlatılan diş hekimi hikayeleri ve bu tür duyumlar ile de diş hekimi korkusu geliştiren kişiler bulunmaktadır.

Hasta bu korkusunu içine atmamalı, diş hekimi ile paylaşmalıdır. Hekim de basit tedavilerden başlayarak hastayı rahatlatmalı, yapacağı telkinlerle hastanın güvenini kazanmalıdır. Aksi halde bu korkularla hasta yalnız başına kalacak, paylaşmadığı için de üstesinden gelmesi zor olacaktır.

Hemen hemen tüm diş hekimleri, bu tür hastalarla çalışmak durumunda kalmışlar ya da kalacaklardır. Aynı şekilde siz ya da bir yakınınız bu korkuyu halen taşıyor olabilir ya da günün birinde bu korkuyla siz ya da bir yakınınız karşılaşabilirsiniz. Böyle durumlarda atılması gereken ilk adım diş hekiminden randevu alınırken bu korkudan söz edilmesidir. Bu adım alınacak randevu saatinin en uygun bir zaman için ayarlanmasını sağlayacak dolayısıyla randevu hem doktor hem de hasta için daha uygun bir hale getirilebilecektir.
Diğer yandan diş hekimliğinde kullanılan delici aletin çıkardığı sesten rahatsızlık duyanlar için tedavi sırasında walkman veya ipod kullanılması önerilebilir.

Diş hekimi ya da asistanının hastaya yumuşak bir biçimde teması, sıcak ve içten tavrının yanı sıra sakinleştirici konuşmaları da duyulan gerginliği gidermede yardımcı olabileceği gibi duyulacak ağrıyı hafifletmede de yardımcı olabilir.
Diş hekimi tarafından hastaya tedavi sırasında yapılacak olan işlemler detaylı biçimde anlatılabilir ve ağrı duyulduğunda hastanın elini kaldırarak haber verilmesi istenebilir. Böylece hastaya işlemin ağrı duyulduğu anda kesilebileceği garantisi verilerek korku azaltılabilir.
Bazı insanların ise daha ciddi korkuları olabilir. Bu durumlarda oral veya damardan sakinleştiriciler verilmesi gerekebileceği gibi bazen genel anestezi veya sedasyon gerekli olabilir.

Dünya nüfusunun %6 - %14'ü, sadece korku yüzünden diş hekimine gitmekten kaçınmaktadır.
Diş hekimiyle İlk Tanışma Nasıl Olmalıdır?
İlk randevu her zaman bir tanışma randevusu olmalıdır. Çocuğunuzun diş hekimliği açısından mevcut durumu ve ihtiyaçları belirlenir. Bir sonraki seansta yapılacak işlemler konusunda aile ve çocuk bilgilendirilir. Özellikle çocuklarda diş hekimi fobisinin önüne geçmek için, kesinlikle "Çocuk Diş Hekimliği" alanında ciddi bir bilgi birikimi ve tecrübesi olan uzman hekimleri tercih etmek gerekmektdir.

(0) 378 228 57 00


Ayrıca randevu formumuzu doldurarak da randevu taleplerinizi bize iletebilirsiniz:

randevu formunu doldurun